Uyumak. Yaşamak...

 


Uyumak da Yaşamak, Yaşamak da Ölüm...

Hiç uyanmasak,

Ve son rüyamızda gördüklerimizi gerçek sansak

Şüphe eder miyiz ya da şüpheye neden yoksa

Hatta biz gündüzleri de uyuyup

Sadece uyuyarak yaşasak?

İşte ben, beni böyle düşündüren

Hep bu sessiz ve sana mahpus saatleri yazdım

Aramızda ve buz gibi üşüten

Sonra, sesli saatlerden çıkarayım istedim

Olamadı, tam tersini yaptım

Sesli saatler ne kadar da azdı...

Üstelik mecalleri de kalmamıştı

Ne toplanıp birleşmeye güçleri

Ne de susturulmuş dilleri çözmeleri...

Aşk imkânsıza yol almıştı

Katilinin sen olduğu...

Adiliklerde boğmuşsun iyi niyetlerini

Aşkımıza az bir katık bile bırakmamışsın

Yüzündeki son ifadede takılı kaldı aklım

Bize dair hiçbir izi hak etmemişsin

Ya hiç olmamışım ben sende

Ya da beni varlıktan bile saymamışsın

Sırra kadem basmış yaralı anılar

Bulsak bile bizi kurtaramayacaklar

Lanetler okurken birbirimize

Dualar bizden utanacaklar...

 

Uyku kadar tatlıysa ölüm

Hemen şuracığa beni de gömün

Yaşanmaz mı sanırsın uykularda

Çok büyük sırlar var rüyalarda

 

Kapatın gözlerimi ben ölünce

Hayır, gözüm arkada kalmadı

Onlar hâlâ kendilerini rüyada sanıyorlar

Kapalıyken de görür gözlerim aldanmasınlar...

Ece Evren

21.10.2026

Sonraki Yazı →

Yorumlar